Kilolu mu, Yoksa Zayıf Çocuk mu Sağlıklıdır

Kilolu mu, Yoksa Zayıf Çocuk mu Sağlıklıdır
29 Mayıs 2015 tarihinde eklendi, 1.956 kez okundu.

Pek çok anne, baba çocukları şişman olduğunda sağlıklı, zayıf olduğunda ise sağlıksız olduğu kanısına varırlar. Peki böyle düşünmekte haklılar mı? Bazı çocuklar ince uzun yapılı, ama sağlıklı olurlar. Bu çocukların kas yapıları sağlam, tenleri pembedir. Bütün gün yorulmadan koşup dururlar. Bununla birlikte, anneleri onları daha “toplu” görmek ister, güçlendirici ilaçlar vermesi ve çocuğunu daha çok yemeye zorlaması için çocuk doktorlarının kapılarını aşındırırlar. Buna karşılık, şişman çocuklar anne-babaları için birer gurur kaynağıdırlar. Genellikle, anne şişman çocuğunun durumundan kaygı duymaz.

Oysa bu çocuklar doktora gösterilmeli ve doktor gerekli görürse, bir metabolizma uzmanına gösterilmelidirler. Çocuk gerçekten zayıfsa, yine aynı yolu izlemek gerekir. Bir çocuğa ancak ağırlığı normal ağırlıktan yüzde 10 daha az ya da fazla ise zayıf ya da şişman denilebilir. Uzmanlar çocuğu muayene ettikten sonra zayıflığının ya da şişmanlığının nedenlerini belirler; beslenme uzmanı ise izlenecek rejimi saptar. Çocuğa beslenme rejimi uygulayacak anne-babaların bazı tedbirleri almaları gerekir. Çünkü çocuk bu konuda hiçbir fikir sahibi değildir ve bu alandaki her zorlamaya tepki gösterir. Çocuğu az beslemek gerekiyorsa, aldığı besin miktarını azaltmak gerekir. Tersine, çocuğun daha çok yemesi gerekiyorsa, tabakları iyice doldurmak yerme, çocuğa az fakat çeşitli yemekler verilmelidir. Bu tedbirleri daha kolay dayanılabilir duruma getirmek ve çocuğun bu kısıtlamaları ya da zorlamaları anne-babasının bir kötülüğü olarak yorumlamasını önlemek için Kadıköy Şifa Tıp Merkezi – Ataşehir’den Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Keyhan Fidan önemli bilgiler verdi;

Öncelikle “Şişmanlık” ve “Zayıflık” terimlerini tanımlamak gerekir. Her çocuğun yaşına uygun ve özellikle boyuna uygun gerekli kilodan, belli oranda daha az olması halinde “zayıf”, daha fazla olması halinde ise “şişman” olarak tanımlanabilir. Bu durumlar kendi içinde de sınırda, tam ve aşırı olarak sınıflandırılır. Şişmanlık vücutta yağ dokusunun orantısız artmasıdır. Yağ dokusu miktarı yağ hücrelerinin sayısına bağlıdır. Süt çocukluğu döneminde başlayan şişmanlıkta bu hücrelerin sayısı artar ve erişkinlik donemi için potansiyel şişman birey olma riski taşır. Şişman kişilerin ağırlığının azaldığı dönemde hücre sayılan azalmaz, sadece hacimlerinde küçülme olur. Şişmanlık hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, Tip 2 diyabet, eklem hastalıktan için zemin hazırlar. Bu hastalıklar erişkinlikte olduğu gibi çocukluk döneminde de kilolu olanlarda daha sık görülür.

Şişman çocuk mu sağlıklı, zayıf çocuk mu?
Ailelerin çocuklarının kilolu veya zayıf olma kanısı, sosyo-kültürel beğenilere göre değişir. Aileler genelde kilolu olduğu düşünülen çocukların sıklıkla ileride de kilolu olacağı, zayıf olarak düşünülen çocukların ise büyüyemediği ve sık hasta olacağından kaygılıdırlar. Yetersiz beslenme hastalıklara yol açar Yetersiz beslenen çocuklar, vücudun yapıtaşları için ve savunma sistemini aktifleştiren maddeleri daha az aldıkları için enfeksiyon hastalıklarına daha yatkındırlar. Görüldüğü gibi, her iki tip beslenme problemi de kendine has sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Çocukluk döneminde ideal kilo Çocukluk döneminde yeterli kilo alımı büyümenin ilk göstergesidir.

Zayıf çocukların takibinde, normal yemesine rağmen kilo alamıyorsa, engelleyen organik bir nedenin varlığı araştırılmalıdır. Çocuğun yemek yemesi ailelerin hayatlarının en önemli sorunu olmaktan çıkmalıdır. Yemeğin hazırlık sürecinde, çocukla birlikte alışverişten başlayıp hazırlamasına kadar birlikte hareket edilmesi çoğu zaman olumlu etki edebilir. Az az, daha sık ve çeşitli besinler sunulmalı, ailece birlikte yemek yemeye özen gösterilmelidir. beslenen çocukta boy uzaması da etkilenir ve büyüme geriliğinden bahsedilir. Yetersiz beslenmeyle, beyin gelişimi için gerekli olan gıdaların da az alınmasına bağlı olarak zeka ve öğrenme becerileri de geriler. Sağlıklı yenidoğanların vücut ağırlığının yüzde 14’ü yağ dokusudur. Bu oran süt çocukluğu döneminde iki kat artar, daha sonraki yıllarda artış oranı azalır. Yetersiz beslenme ile daha az, fazla beslenmeyle aşın yağ hücre yapımı oluşur, dolayısıyla ileriki yaşların kilo durumu da az-çok bu yaşlarda belli olur. Aşırı şişmanlık ve zayıflık durumları hastalık olarak kabul edilip, düzenli ve doktor denetiminde kontrol altına alınmalıdır. Beslenme programı uygularken… Çocukların yaşlarına göre kilo alımları değişmekle birlikte, kilo alımı ilk 6 ay en hızlı şekilde, daha sonraki yıllarda azalarak devam eder. Ergenlik döneminde büyümenin hızlanmasıyla kilo alım hızı da artar. 1 yaştan sonra yıllık 2-2.5 kilo alımı yeterlidir. Ailelerin, çocuklarına beslenme programı hazırlarken, bütün besin gruplarını göz önünde tutmaları gerekir. Tek yönlü beslenme (protein veya karbonhidrat ağırlıklı) olması her zaman sakıncalıdır Çocuklar büyümekte olduklarından daha fazla kalsiyum içeren sut ürünleri mutlaka alınmalıdır, günlük 2 bardak kadar süt, 1-2 yemek kaşığı yoğurt ve 1-2 dilim peynir bu ihtiyacı karşılar. Protein içeren et grubundan en az bir öğün alınmalıdır. Proteinleri vücutta kullanılır hale getirmek için beslenmede mutlaka karbonhidrat bulunmalı, her öğün tüketilen 1 dilim ekmek ve özellikle sebzeler doğru kaynaklardır. Yeterli vitamin almaları için 1 -2 porsiyon meyve her gün alınmalıdır. Abur-cubur dediğimiz hazır gıdalar ve cipsler beslenmeyi engellediği gibi, aşırı kilo alımına ve alerjik hastalıklara davetiye çıkarır.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git